24 Nisan 2018 Salı 02:18 - Orhangazi Haber ve Bilgi Portalı
Üye Girişi
Üye Adı: Şifre:  

Şimdi siz de Google Map'e kayıt olarak firmanızı bulunabilir yapın. Firmanızı Google Maps'e kayıt edelim arayanlar sizi Google Maps'de Bulsun...
English French Deutsch Turkish
Ana Menü
Orhangazim
Orhangazim.net
Üyeler İçin
Belde ve Köyler

İznik Genel Bilgi ve Tarihçe

   74 Km. uzaklıktaki İznik şimdi Bursa’nın ilçesi ama tarihte üç kez başkent olmuş. 1080 Yılında Selçuklu Sultanı Kutalmışoğlu kenti alıp başkent yaptı.

    1097 Yılında Haçlı Ordusu kenti alıp Bizanslılara verinceye kadar başkent olarak kaldı. İznik 1105’de de yeniden Bizans’ın eline geçti. Latinlerin İstanbul’u alması üzerine 1204-1261 arasında Bizans’a başkentlik etti. Sonunda 1330’da Osmanlı topraklarına katıldı. 1335’e kadar Osmanlı Beyliği’nin merkezi oldu. Tarihi İÖ. 316 yılına kadar uzanıyor. Uzun bir tarih boyunca büyük uygarlıklara yurt olmuş kentin çok büyük yıkımlar görmeseydi nasıl bir tarihi zenginliğe sahip olacağını varın siz düşünün.



İznik Çinileri

    Roma ve Bizans dönemlerinde önemli dini merkezdi. Hıristiyanlar arasında çıkan sorunları çözmek üzere 20 Mays 325’de yapılan I. Konsül (Ekümenik Meclis) burada toplanmıştı. (Konsülün toplandığı Senatus göl suları altında kalmıştır.) 787’de VII. Hıristiyanlık Konsili toplantılarının da İznik’de yapılması bu özelliği göstermeye yetiyor. 1495-1718 Yılları arasında Osmanlı çini sanatının merkezi olmuştur. İznik çinisi bir antika günümüzde de dünya antika piyasasının en değerli eserleri arasındadır. Bizans’ın son dönemlerinde çiniciliğin başladığı biliniyor. Ak, örtücü sır üzerine kobalt mavisi ile süslemeli çini, mozaik çiniler dönemin üstün tekniği ve estetiği ile üretilmişlerdi. Süslemede geometrik biçimlerin yerine bitkisel bezeme kullanılması İznik çiniciliğinin buluşudur. İstanbul ve diğer kentlerdeki cami, saray ve diğer mimari eserlerde hep İznik çinilerini görürüz.

    Kenti tümüyle çevreleyen surlar kısmen günümüze ulaşmıştır. Kentin üçü bugün de ayakta dört kapısı vardı. Göl (İskele) kapısı bugüne ulaşamadı.

    Halkın "Eski Saray" dediği Gymnasium’un oturma sıralarına ait dört kemer ayakta kalmıştır.


Ayasofya Kilisesi

    Kent merkezindeki dörtyol ağzındaki Ayasofya Kilisesi Cami-i Atik adıyla camiye mimar Sinan tarafından dönüştürülmüştür. Günümüze harabe olarak ulaşabildi. Ayatirifon Kilisesi İstanbul Kapısı güneyindedir. Koimesis Kilisesi Yakup Çelebi Türbesi yakınındadır. Bizans yapısı kilisenin mermer döşemesi ve temelleri ayaktadır. Kuzey yönünde Hagios Triphanos Kilisesi kalıntıları bulunmaktadır. Hipogeu yeraltı mezarı 4. yy’dan kalmadır. Cenneti tasvir eden süslemeleri ile ülkemizde bulunan en önemli hipojedir.

    Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait daha bir çok eser günümüze ulaşmıştır. Hacı Özbek Camisi bilinen en eski camidir. (1333) Minaresi İznik çinileri ile süslü Yeşil Cami ise en büyük camidir. 1398’de tamamlanan caminin zengin süslemeleri ve mihrabı dikkat çekicidir. Lefke Kapısı tarafındaki Nilüfer Hatun İmareti Osmanlı Sultanlarına ait ilk imarettir (1338), sonradan İznik Müzesi olarak düzenlenmiştir. Müzede Eros ve tanrıça kabartmaları ile süslü Roma Lahdi ve Bizans-Osmanlı sırlı kapları, çini örnekleri ile el yazması kuranlar en önemli eserler. ( Çok yerde olduğu gibi burada da müzeyi rehbersiz gezmek zorunda kalacağınızı hatırlatalım.)
 

İznik Müzesi

    Eşref-i Rumi Camisi (Çarşı’da), Hacı Özbek Camisi (Çarşı’da), Mahmut Çelebi Camisi (Yenişehir Kapısı yolunda), Orhan Camisi (Yenişehir kapısı ), Süleyman Paşa Medresesi (Hamam Caddesi’nde), Şeyh Kudrettin Camisi (Yeşil Cami karşısında), Yeşil Cami (Müze karşısında) ve çok sayıda türbeyi görebilirsiniz. Zamanı az olan ve seçmek zorunda kalanlar çinilerinden dolayı bu adı alan Yeşil Cami’yi görebilirler.

Yazdırılabilir Sayfa  Makaleyi bir Arkadaşına öner

Geri Dön ]

Yayınlanma: Perşembe, 15. Ocak 2009 (2719 okunma)
Her hakkı saklıdır © Orhangazi Haber ve Bilgi Portalı | Bursa Orhangazi | orhangazim.net


Orhangazi||Orhangazi Köyleri
||Orhangazi Firma Rehberi||Orhangazi İş İlanları