Akıllı insan sözü, özü bir olan insandır. Akıllı insan konuşmasını bilen, konuştuğu zaman kendisini dinletebilen insandır. Akıllı insan herkese eşit mesafededir, güncel konulardan, tarihsel konulara kadar bilgi sahibidir. Akıllı insan planı, programı olan insandır. Akıllı insan yönetendir...
Günümüzde kendini akıllı zanneden insanların sayısı oldukça artmıştır, kendini akıllı zanneden diyorum çünkü gerçektende kendine akıllıdır ve sadece kendi menfaatleri doğrultusunda faaliyet gösterirler. Oysa bizim bahsettiğimiz akıllı insan toplum menfaatine de gayretli bir şekilde hizmet sunandır, elbetteki bunun yanında kendi menfaatlerini de gözetecektir.
Toplum menfaati gözetmeyen, sadece şahsi meselelerle yükselen insanlar belli bir zaman sonra unutulurlar, gündemden düşerler. Elde edilen başarılara toplum içerisinden insanları da ortak etmek, onlara yön vermek, büyük gerekliliktir.
Arkasına toplumu almayan bir yöneticinin akıllı olduğu düşünülemeyeceği gibi iyi bir yönetici veya idareci olduğu da düşünülemez... Tarihe bir bakın, başarılı olmuş liderlerin veya yöneticilerin birlikte çalıştıkları bir gurubun mevcudiyeti söz konusudur. Bir insanın herşeyi düşünmesi, akıl etmesi mümkün değildir. Bazen sıradan bir insanın söylediği bir söz bile iyi bir yöneticinin beyninde şimşekler çakmasına neden olabilir, çok mükemmel bir projenin başlamasına neden olabilir. Ekip çalışması başarının anahtarıdır. Başarının arkasında genelde bir ekip vardır. Ekip çalışması hayatımızın olmazsa olmazlarındandır. Toplum genelde başa getirdiği idarecilerden memnun olmaz! Çünkü onda bir cevherin var olduğunu düşünerek başa getirir, sonrada olmadığını görür ve hayal kırıklığı yaşar. Çünkü bizde genelde, başa geçene kadar herkese he diyen bir idareci, göreve geldikten sonra kendini herkesten daha akıllı zannetmeye başlar ve işlerine kimseyi karıştırmak istemez...
Neden? - başarıyı tek başına sahiplenmek için... oysa genelde başarı gelmez!..
Benim en büyük derdim köy muhtarlarıdır. Hiçbir proje geliştirmeden, bir tek seçmeni yapacakları konusunda aydınlatmadan aday olur ve seçilirler.
Neden? - Çünkü köyde iyi, namuslu ve dürüst biri olarak bilinmektedirler. Kimse başarıp başaramayacağını düşünmez...
Neden düşünmez? - Alt tarafı muhtarlıktır, kim olsa yapar!.. Düşünce böyledir...
Seçilen insanın çok iyi insan olması ne çok başarılı olacağı anlamını taşır, nede iyi bir idareci olacağı anlamını...
Başarılı olmak için belli bir dünya görüşü, ticaret anlayışı, bilgisi, becerisi ve idareciliği yanı sıra iyi bir insan olmasıda onu tamamlayan unsurlardandır. Başarının sırrı, bu saydığım meziyetlerin yanı sıra; ekip çalışması ve iş paylaşımının sağlanmasındadır. Değişik konularda bilgi sahibi kişilerin oluşturduğu bir ekip'in başarı yüzdesi, ekip çalışması yapmayan bir yöneticiye göre daha yüksektir.
Geçmişte köyünüzde Muhtarlık yapmış İnsanlarınızı gözünüzün önünde bir hayal edin, orta yaşlı bir insansanız beş ile sekiz muhtar hatırlarsınız, peki bu hatırladığınız Muhtarlarınızın kaçı başarılı olmuştur? Görev yapmış Muhtarlardan kaç tanesi köyünüzün gelişmesi ve kalkınması için çaba sarfetmiştir? Kaç Muhtar bir önceki Muhtardan görevi borçsuz almıştır veya bir başka deyişle köy bütçesinde para bulabilmişdir? Şahsen ben geriye dönüp baktığımda böyle bir olaya hiç şahit olmadım.
Ben Orhangazimizin yirmibeş köyünü dolaştım, dolaşmayada devam edicem böyle başarı göstermiş Muhtar sayısı beş'i geçmez... ya yirmi köyün durumu nedir? Köylülerimizin, seçmenlerimizin bazı şeyleri sorgulamaları gerekir, şahsi çıkarlar için köylerin geleceğiyle oynamak, oynattırmak sizleri vebal altında bırakır çünkü sizin oylarınızda tüyü bitmemiş yetimlerin hakkı vardır. Gelecek nesillere; Biz böyle devraldık, size de böyle bıraktık deme hakkınız yok, böyle bir lükse sahip değilsiniz, değiliz... Görevlerinde başarılı olamamış, görevini kötüye kullanmış, yöneticilerin kusurlarına sizlerde ortaksınız
demektir. Seneler su gibi akıp gidiyor, seçimler de çok çabuk geliyor, yapacağınız oyunuzu atmadan önce iki kere düşünmektir, insan bir kere yanılabilir... Bir daha, Bir daha olmaz...
Ok yaydan çıktımı birdaha geri döndüremezsiniz, onun için yayı çekin neye atacağınıza bakın iyice nişan alın ve oku fırlatın... Seçtiğiniz insan köyünüzü birlik ve beraberlik içinde yönetmelidir. Hiçbir zaman ayrımcı olmamalıdır. Köylerimizin en büyük sorunlarından biri de seçim sonrası köyün ikiye bölünmüşlüğüdür. Bu cahillikten başka birşey değildir. Seçilen insan İlk önce köylüsüne şu güveni vermelidir "ben oy, atanında, atmayanında muhtarıyım. Herkese eşit mesafedeyim." bu köydeki bölünmüşlüğün önüne geçer. Akıllı insanlar bilgi ve birikimlerini halkın yararına paylaşanlardır. Cahil insanların toplumdan alma yetenekleri olmadığı gibi verme yetenekleride olmaz.
Kısacası köylerimizin durumu ortadadır, bu böyle sürüp gidecek midir? yoksa toplum olarak buna dur diyecek miyiz? Başarılı olabilecek birini seçmek istiyoruz diyorsanız adayları çok iyi analiz etmelisiniz. Görevinde başarılı olamamış, görevini kötüye kullanmış bir idareciden halk kanunlar çerçevesinde hesap sormalıdır.
Neden ve niçin soruları sorulmalıdır ki, onlarında birşeyler açıklama fırsatları olsun.
Her muhtar yaptıklarını, yapamadıklarını, yapmak istediklerini ayda bir düzenleyeceği kahve toplantısında köylüsüne anlatmalıdır, bu muhtarı başarıya götürür...
Muhtar ilk söylediğim gibi birleştirici ve barıştırıcı olmalıdır. Bazı kararların ortak alınması Muhtarın yükünü hafifleteceği gibi başarıyı da beraberinde getirecektir... Bundan sonraki seçimlerde gençlere çok iş düşecek, köyün geleceğine gençler yön verecek....



